Kayıtlar

Venedik, 2014 ve 2020

Resim
2014 yılında ilk İtalya seyahatimi Eylül ayının sonunda Venedik’e yapmıştım. Üç günümü bu güzel şehirde geçirmiştim. Goethe’nin bile seyretmeye doyamadığı şehirde. Bundan 6 yıl öncesinde Venedik bu kadar kalabalık bir şehir değildi, gezerken sokaklarında rahatça, ferah bir şekilde yürüdüğümüzü hatırlıyorum. Akşamüstü San Marco Meydanı’na sindire sindire bakabilmenin, sıkışık olmayan vaporettolarda bir nebze iyotlu sonbahar rüzgarını tenimizde hissedebilmenin keyfini çıkarmıştık. Ben 2014 yılından böyle bahsediyorsam, eminim Goethe Venedik’in keyfini epeyce sürmüştür. Bundan 6 yıl sonra ani bir kararla, babamın da gelmesini bahane bilerek yeniden gitmeye karar verdik. Bu sefer şu meşhur Venedik Karnavalı’nı görecektik. ÖBB trenindeki yataklı vagonumuz Augsburg’dan ÖBB’nin yataklı gece treni ile yola koyulduk. Yolculuk aslında hiç de beklediğimiz gibi geçmedi. Sanırım hayalimizdeki yataklı vagon bambaşka bir şeydi. Gürültüden ve soğuktan gözümüze uyku ...

Yeni bir dil öğrenmek üzerine bir yazı

Resim
Uzun zamandır arkadaşlarıma bu konu ile ilgili bir mail atma hazırlığı içindeydim. Fakat istedim ki bunu herkes okusun ve faydalansın. Eğitimimi İspanyolca üzerine almış olmama rağmen Almanya'da geçirdiğim 3 yıl bana bir üniversitenin öğretebileceklerinden daha fazlasını öğretti. Bu yüzden örneklerimi Almanca öğrenme üzerine vereceğim. Dil öğrenmenin binlerce sebebi olabilir. Bu sebepler arasında o dilin konuşulduğu ülkede yaşama amacından tutun da sadece keyif için öğrenmek de olabilir. Sebep ne olursa olsun amaç aynı: Dil öğrenmek.  Ben Almanya' ya A1 seviyesinde Almanca bilerek geldim. Çeşitli uğraşlar sonunda İstanbul'da Goethe Enstitüsü'ne kayıt oldum ve 4 ay boyunca her haftasonumu Almanca'ya adadım. Burada ufak bir uyarıda bulunmak istiyorum (tabi her şey aynı mı devam ediyor bilmiyorum) Goethe Enstitüsü'nün kayıt günü sadece bir gündür, bu yüzden sabah erkenden orada olmakta fayda var. Aksi takdirde istediğiniz kursa yazılamama gibi bir duru...

4 dil 1 bavul

Resim
Kendimi bildim bileli dil öğreniyorum. Hatta bence dil öğrenmek için yaratılmış olabilirim. Dört dille kalmayıp beşinciye ufak bir geçiş yapmış olsam da, adımın bu şekilde kalması uygundur bence. Bundan yaklaşık iki yıl önce evlenip, işimi, ailemi, arkadaşlarımı ve doğduğum şehri arkamda bırakarak Almanya’ya yerleştim. Almanya’nın jeopolitik konumunu keşfettiğimden beri de uçağa binmekten vazgeçip Avrupa’yı araba ile gezmeye başladım. Koca bir hayali böylece gerçekleştirmiş oldum. Olduk, eşimle. Öyle ki, birlikte bir bavula sığdık ve eş olmanın yanına bir de yol arkadaşlığı koyduk. Siz de hazırsanız başlıyorum anlatmaya!